17 Aralık 2009 Perşembe

ben lazarusken.

özne olmayı bıraktım, gizli santrafor'um cümlelerde. bahar son ol artık.
cenabetsen gusül abdesti alırsın, ruh cenabetse ne yaparsın? hayır, güzel bir şey olsun.
bilmem ki hangi morgdan sindi üzerime bu ölü kokusu, bu fatihalar? ciyerlerinden neden hasta oldun kızım? hayır, güzel bir şey olsun.
hani lan, ağlayarak uyanan bir bebeğin sesini annesinden önce duyan şairler? beni almadan giden kervanlar, kervansaraylar hatta?
taşlıyorken fahişeyi, diri diri gömülürken günahsız bir kız çocuğu, soru neydi? hayır, güzel bir şey olsun.
neyle meshetsem lekesi kaldı, geceden suya bastıysam da ruhumu. bahar son ol artık.
bir şeyler hissedebiliyor musun gerçekten, yollarda afili yürürken? nefes aldığını, kalbinin attığını? hayır, güzel bir şey olsun.
bilmiyorum, hangi köpek yalayarak iyileştirecek yaralarımı, iç kanamalarımı? neyin var İsa?
ölüm derecesinde sıkkın gördüm seni? hayır, güzel bir şey olsun.
teyelle mi tuttururdu senin de annen, dikişlerini? bu yüzden mi öyle tutunduk hayata?
söylemiş miydim, son kervanı da kaçırdım, güzel gözlü develeri.
tuhaf değil mi? ölünce tekrar mı dirileceğiz, kemik yığını haline gelmişken? hayır, güzel bir şey olsun.

bahar, sana diyom birader, hayır, bu son olsun artık.

1 yorum:

  1. yahu ben seni seviyorum...(merak etme tutkun olduğum ademoğlu mevcut.Sadece bunları hisseden yalnız ben miyim acep diye sorduğum kafa tülleyici zamanlarım olmuştu...Ondan bu yürek yakınlığı)

    YanıtlaSil