16 Aralık 2009 Çarşamba

STARTTA KALAN ATA AĞIT

padokta pırıl pırılsın. böyle, iki kişi zor tutuyor seni, doru rengin güneş altında parıldıyor. atseverler taşaklarını, bokunu inceliyorlar, notlar alarak. herkesi geçecek gibisin. start veriliyor, startbox un çelik gürültüsü, ve o ayağın bütün atları cehennem gibi soluya soluya fırlıyorlar starttan. sen birkaç saniye takılıyorsun orada, bu ölüm demek, beş boy , on boy, tereddütlü çıkıyorsun, spikere göre tereddüt tabii, senin bişeyden tereddüt ettiğin yok halbusi, haddinden fazla eminsin hatta herşeyden. on onbeş saniye sonra starttan çıkıp, pistte birkaç çapraz çiziyor, jokeyini atıyorsun üstünden. oluruna bırakıyorsun sonra, yemyeşil çim, iki kilometre pist, ortam güzel, herşey güzel, kopup gidiyorsun fotofinişe doğru, diğer atları geçerek. komiserler kurulu tarafından tabii ki siklenmiyorsun ama, benim için o ayağın en güzel atısın sen. komiser falan değilim çünkü ben. pırıl parlaklığın, ışıl doru rengin, taşakların, bokun falan. veliefendi de söyleyemedim zamanında, o 'koşturmaca' içinde, aşkımın sana nişanesi olsun bu paragraf, startta kalan güzel at.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder